Kullanıcı Deneyiminde Arı Peteği Modeli

Bulunduğumuz her ortamda her öğe ile iletişim veya etkileşim halindeyiz. Kimi zaman kısmi kimi zaman sürekli olsada bu etki – tepki anları devamlılık göstermektedir. Bu durum, bazı şartlarda sadece semboller üzerinden ilerlerken bazı durumlarda ise duyu organlarımız ile gerçekleşir.

Kurulan bu ilişki hangi boyutta olursa olsun, bir fayda ve deneyim sağlaması gerekmektedir.

Hatta mümkünse bu deneyimin olumlu ve unutulmaz bir an olarak hafızada yer alması kayda değer önem taşımaktadır. İşte deneyim tasarımcısı tam olarak anın, unutulmaz değerli bir deneyim olarak hafızalarda yer alabilmesi için bu ilişkinin her aşamasını adım adım tasarlar.

Kullanıcısı olduğumuz web siteleri, mobil uygulamalar gibi yapılar nesne güdümlü arayüz temellidir. Bu nesneler sahip olduğu donanım unsurları ile etkileşimi zenginleştirirken, ilişki daima arabirimler üzerinden gerçekleşir. O nedenle kullanıcının deneyimini zenginleştirmek için nesnenin bütün donanım unsurlarını kullanarak arayüzleri zenginleştirmek ve akıcı hale getirmek gerekmektedir.

Kullanıcı deneyimi (UX), var olan kullanıcı ihtiyaçlarına derin ve net çözüm üretmeye odaklanmaktadır. Kullanıcılar kendi ihtiyaçlarını net olarak bilemeyebilir. Gereksinimlerini adlandıramayabilirler. İhtiyaçları net olarak ifade edemez. İşte bu noktada, deneyim tasarımcısı; kullanıcıların gerçek ihtiyaçlarını keşfeder, onlara yegane ve etkili çözümü sunmak için bir dizi çalışmayı üstlenir. Kullanıcının davranışlarını, sınırlarını ve tutumlarını öğrenir. Ortaya çıkardığı değer bu etkenlere göre çerçevelenir. Bu çalışmalar her türlü ortam ve her türlü yapı için yürütülebilir. Fiziksel ve sanal ortamlar için gerçekleştirilebilir. Ayrıca, iş amaçlarına ve hedeflerini dikkate alır. O nedenle gerçekçi ve uygulanabilir çözümler üretir.

Karışık gibi gözüken bu bakış açısını en iyi ifade eden Peter Morville olmuştur. Morville (2015), kullanıcı deneyimini petek diagramı ile betimlemiştir. Bu diagrama göre başarışı bir kullanıcı deneyimi tasarımı yedi boyutta gerçekleşmektedir.

  • Kullanışlı (usable): Vaad edilen temel faydanın net olarak algılanmasıdır. Ortaya konulan değer, kullanıcının acı noktalarını giderir, güçlü bir fayda sağlar.
  • Kullanılabilir (useful): Kullanım kolaylığı ve akıcı bir işlevler bütünü sağlanmalıdır. İşlemler ardışık bir düzende tercihen sezgisel rahatlıkta gerçekleştirilmelidir.
  • Arzu edilir (desirable): Çıktıların çekici ve cezbedici olması gerekmektedir. Verimli bir süreç inşa ederken görsel kimliğin, imajların genel olarak tasarımın bir bütün halinde estetik bir bütünlük oluşturmalıdır. Dengeli bir sunum ile duygusal tasarım pekiştirilmelidir.
  • Bulunabilir (findable): Kullanıcılar, ihtiyaç halinde neyi nerede bulacaklarını rahat ve kolay keşfetmelidir. Tasarım öğeleri, bulunabilirliği teşvik etmelidir.
  • Erişilebilir (accessible): Farklı tip kullanıcıların sahip olduğu sınırlılıkları bilerek tasarım gerçekleştirilmelidir. Tasarım öğeleri kullacıların sınırlılıklarını göz önünde bulundurmalıdır. Binalarda asansörler, rampalar ve merdivenlerin olduğu gibi dijital sistemlerde de engelli kişilerin (nüfusun %10’undan fazlasına denk gelmektedir) erşimine açık olmalıdır.
  • Güvenilir(Credible): Kullanıcının sisteme güvenmesi sonucunda verdiği “mazur görme”, “göz ardı etme” durumudur. Kullanıcılar, güvenini kazanan sistemleri daha kolay affeder. Hatalı durumları göz ardı edebilir. O nedenle tasarımın kullanıcının güvenini kazanmaya yönelik iyileştirilmesi ve geliştirilmesi gerekmektedir. Tasarım öğeleri kullanıcının güvenini kazanıp inancının pekiştirir.
  • Değerli(valuable): Sistemler değer sunmalıdır. Sonuca ciddi katkı sağlamalıdır. Kullanıcı memnuniyetini artırmalıdır.

Görüldüğü üzere yedi farklı boyutta oldukça birbirinden ayrı derinlikte ve kapsamdadır. Ayrıca teknoloji ilerledikçe sürekli tekrardan etkilenmekte ve gelişmektedir. Bu boyutları anlamak ve çözümlemek için farklı disiplinlere ihtiyaç duyar, onların birikimden sürekli beslenir. Disiplinler birbiriyle iç içe geçmiştir. Bu alanlar aşağıda özetlenmiştir.

  • Bilgisayar bilimi: Bilginin hesaplanması ve işlenmesi hususlarını bilimsel olarak değerlendirilmeli ve yorumlanmalıdır.
  • Endüstriyel tasarım: Cihazların tasarımında insan faktörlerini incelenmeli ve ergonomisi ele alınmalıdır.
  • Proje yönetimi: Ürün yaşam döngüsü boyunca kullanıcı deneyimi daima düşünülmeli ve şekillendirilmelidir. Tabii bunu yaparken projenin planlanması ve tasarlanması aşamalarındaki süreçler ve işlemler dikkate alınmalıdır.
  • Kullanılabilirlik ve kullanıcı araştırmaları: Kullanıcı davranışları ve tutumları keşfetmek için veriden beslenmelidir. Geribildirim toplarken uygun araştırma teknikleri ve veri analizleri yapılmalıdır. Ayrıca, uygulama içerisindeki işlemlerin akışı ve verimliliği kullanılabilirlik başlığı altında sürekli değerlendirilmeli ve ölçümlenmelidir. Gerekli müdahaleler yapılarak akıştaki sürüzler giderilmelidir.
  • Bilgi mimarisi: Sistemler içerisindeki bilgi, organize edilerek, yapılandırılarak kullanıcıya etkili bir biçimde sunulmalıdır. Bilginin bulunup kullanılabilmesi de oldukça önemlidir. Bulunabilirlik seviyesi sürekli artırılmalıdır.
  • Görsel tasarım: Marka stratejisine uygun kurumsal kimliği doğru yansıtan estetik kaygılarla hazırlanmış çekici görsel öğeler tasarlanmalıdır.
  • Arayüz tasarımı: Sistem üzerindeki akışları, işlemleri ve yapılacakları kullanıcı kolay ve net kavramasına yönelik arabirimler tasarlanmalıdır.
  • Etkileşim tasarımı: Kullanıcının etkileri doğru tepkilerle yanıt bulmadı. Değerli etkileşim yaratan değer üreten ilişkiler ve iletişimler inşa edilmelidir. Kullanıcıya cevap oluşturan sistem davranışları tasarlanmalıdır.
  • İçerik stratejisi: Kullanışlı ve kullanmaya yönelik eylem içeren metinler sistemlerde tercih edilmelidir.
  • Erişilebilirlik: Bireyllerin engelleri, eksiklikleri sistemleri kullanmasında sınırlamaya sebep olmamalıdır. Engelleri ve eksiklerine rağmen sistemi normal bir kullanıcı gibi kullanabilmelidir.

Görüldüğü üzerine birçok alan birbiri ile iç içe değerlendirmeli, çapraz ilişkileri incelenmeli ve sonuçları yorumlanmalıdır. Bu kompleks ağ ne kadar doğru işlenir ve ilerletilirse, kullanıcı deneyimin boyutlarına da o kadar özgün değerler üretilebilir.